Office Play Time
Modern-Day Sins, çoğu insanın tanıdığı bir kavramı alır ve onu günümüz için sessizce yeniden şekillendirir. Yedi ölümcül günahı geçmişten gelen katı uyarılar olarak ele almak yerine, proje bunlara insanların her gün kaydığı duygusal durumlar olarak bakar — bazen bunun farkında bile olmadan. Gurur, kıskançlık, aşırılık, kayıtsızlık — bunlar uzak fikirler değil. Günlük yaşamın tam içinde yaşıyorlar.
Her hikayenin kendi ruh hali var. Biri gergin ve huzursuz hissedebilir, diğeri yavaş ve ağır, bir diğeri ise güvenle parlak. Hiçbiri aynı hissettirmiyor, ama hepsi paylaşılan bir duygusal iplikle bağlı gibi görünüyor. Ayrı bölümler gibi değil, daha çok tek bir büyük resmin farklı bölümleri gibi hissediliyor.
Projeyi çalıştıran şey onun dürüstlüğüdür. Hiçbir şey fazla ders vermeye veya açıklamaya çalışmıyor. Sadece insanların seçimler yaptığını, tereddüt ettiğini, ileriye ittiğini veya geri çekildiğini izliyorsunuz. Bazı anlar sessiz. Diğerleri tanıdık, insani bir şekilde rahatsız edici hissediyor.
Etkinin büyük bir kısmı atmosferden geliyor. Işık, sessizlik, alan ve zamanlama genellikle kelimelerden daha fazlasını ifade ediyor. Sahnelere acele ettirilmek yerine nefes alma izni veriliyor.
Sonunda, Modern-Day Sins, tutku, tereddüt ve insanların kim olduklarıyla başa çıkma karmaşık yolları hakkında yerleşik hikayelerin bir derlemesi gibi hissediliyor.














